MARUF VAKFINDAN HABERLER

İSLAM TASAVVURUNDA İNSAN

20171227_203148

Prof. Dr. Sinan Canan  “İslam Tasavvurunda İnsan”  konulu sunumunda;

“İslam tasavvuru dediğimiz zaman hangi İslam tasavvuru sorusu akla geliyor. Aşikâr ki bir tane İslam yok. Biraz detaya inersek aslında insanlar adedince İslam var. Çünkü biz bugün insanların parmak izleri gibi beyinlerinin de zihinlerinin de donanımlarının farklı olduğunu biliyoruz. Ortada bir tane metin olsa bile ondan her okuyanın farklı bir şey anladığı hayatına farklı bir şekilde tatbik ettiği zamanlar içerisinde farklı ihtiyaçlara farklı çözümler üretmek için bambaşka gözlüklerle baktığı bir hengâmdayız. Bir Müslüman olarak kendimce bir tasavvurum var ama bu tasavvur kendi tahsilim, kendi merak alanlarım bu dünyadan topladığım bilgiler ışığında bu kitaba baktığımda biraz bende ortaya çıkıyor. Her şeyi baştan sormaya başladığımızda tekrar dönüp Kur’an’a baktığımızda daha önce görmediğimiz bir şeyler gördük. Bu hepimizin yaşadığı bir şeydir. Mesela ben biyolog olduktan sonra baktım. Başka bir şey gördüm. Sinir Bilimi uzmanı olduktan sonra baktım başka bir şey gördüm. Metin aynı metin, ayetler aynı ayetler ama farklı bir şey söylüyor. Dolayısıyla belki de İslam tasavvuru yani İslam toplumlarının içerdiği bir şekilde geliştirdiği farklı farklı tasavvurların ortak noktaları ayrı bir konudur. Oradan bir şeyler özümleyip de aslında İslam bir gelenek bir kültür bir din olarak insanlığa ne vaaz ediyor. Bunu belki ilahiyatçıların oturup konuşması gerekir. Bana böyle bir şey tevdi edildiğinde “ İslam tasavvurunda insan” nasıl bir şeydir? Ben bir biyolog, bir sinir bilimci olarak bu dünyadan devşirdiğim bilgilerle Kur’an’ın bana verdiği bir numaralı öğüt olan “merak ediyorsan git öğren, araştır ” emri uyarınca öğrendiklerimi oraya uygulayıp oradan aldığım emri dışarıya uygulayarak böyle sarkaç gibi bir yaşam içerisinde biriktirdiklerimi size biraz aktarabileceğim. Çok özetle bilim gözlüğü ile bakmak zorundayım. İçinde bulunduğum devrin ki her zamanın bir ruhu olduğu gibi bizim içinde bizim içinde bulunduğumuz devrin en önemli teçhizatı bilimsel bilgidir. Bilim birçok soruya cevap vermez nasılı araştırır. Bir işin bilimsel yöntemlerle nasıl yapılacağını anlatır.  Ortada test edilebilir ve paylaşılabilir bir bilgi var. Bunu bilimsel bilgi ile elde edebiliyoruz. Elli yıl içinde dediklerimizin yarısı değişebiliyor. Bu da tabi bilim mesleğinin dışındaki insanlarda güvensizlik yaratabiliyor. Bende buraya şöyle bir filtre koydum “ Bilimsel bilginin kadim bilgeliğimizle uyumlu olan kısımları ile amel ediyoruz”. Bilimden nasibimiz ne kadarsa insanlık medeniyetinin bu zamana kadar getirdiği kadim bilgelikten nasibimiz ne kadarsa ortak bir payda bulmaya gayret ediyoruz”…..