MARUF VAKFI

HAKKIMIZDA

İslam ekonomisi kavramı, önümüzdeki dönemde çok daha fazla gündem olacak.

İslâm toplumları, tarihsel medeniyetler deveranında kendi devirlerinin gelişini hazırlama noktasında büyük bir kendine geliş sürecine girmiş bulunuyorlar. Üzerlerindeki tüm baskı unsurlarından kurtulmak ve bu hayatı kendi değerleriyle özgürce yaşamak için irade gösteriyorlar.

Hiç şüphesiz ekonomi, hayatın en belirleyici dinamiklerinden birsidir. Ancak onun da sadece kendi başına var oluşundan ve yaşayabilmesinden bahsedilemez. Ekonomi; siyaset, bilim, teknoloji, ahlak, hukuk gibi değerlerle bütünleşerek var olabilir ve var olmalıdır. Aksi halde ekonomi, belli zümrelerin elinde bir tahakküm aracı olacaktır.

İslâm Ekonomisi, giderek yükselen Hakkaniyet talebini, en derinlikli temellendirmeyle gerçekleştirebilecek referanslara sahiptir.  İslâm insanının da buna eklemlenmesi zorunludur. Artık bütün cesametlerine rağmen; kapitalizm, sosyalizm gibi sistemler, yeryüzünün merkezlerinde ve köşelerinde yaşayan insanlar için umut olmaktan çıkmıştır. İnsanlar için umut olabilecek, onlara sadece insan olmaları dolayısıyla sahip olmaları gereken hakkı verecek, mevcudu ve yeni oluşanı hakkaniyet çerçevesinde bölüştürecek olan iddianın sahibi sadece İslâm’dır.
Ancak bu yüce amaç için gerekli çalışmanın yapılması elzemdir. Böyle bir birikim oluşmaya da başlamıştır ve bundan sonra da daha ileriye taşınması gerekliliği vardır. İslâm Ekonomi Enstitüsü de bu amaçla mücadelesine başlamıştır…

 

İslâm Ekonomi Enstitüsü